3 Ağustos 2018 Cuma

HACI BEKİR BABA (K.S)



Ebûbekir-i Sıddık hazretleri(Hacı Bekir Baba)  1846 yılında Çorum'da doğmuşlardır.Babası Hacı Osman efendi, Dedesi Hacı Ali efendidir.Ebûbekir efendi daha genç yaşta iken Hâfız olmuşlardır.Bilâhare sahib olduğu bu ilmi yaşamak ve halka faydalı olmak kasdı ile Samsun vilayetine yerleşmişler ,orada müezzinlik yapmışlardır.
Bu sıralarda gelen cemaatten Tasavvuf mensubu zâtlarla sohbeti neticesinde, ezelde verilen ahdin tecellisi ile Mürşid aşkı ile yanıp tutuşur Ebûbekir efendi.Rüyasında kendisine İstanbul’da ki Celvetî tarikatı Şeyhlerinden Mehmet Rûşen Tevfikî hazretlerine gitmesi işâret edilir.
Üsküdar’da Rûşen efendinin dergahına giden Ebûbekir efendiyi Dergâhın Şeyhi Mehmed Rûşen Efendi hizmetle görevlendirir,at bakıcılığı,helâ temizliği gibi nefse ağır gelen işleri verir kendisine..7 sene gibi bir zaman Şeyhine hizmet eden Ebûbekir Efendi ,Şeyhinin emri ile seyahate görevlendirilir.
Kendisine giyisi olarak sadece Post verir Efendisi,ortası delik ,kafaya geçirilip giyilen bir post.Bir kaçta şart koşar şöyle ki;Sadaka ve Zekat almayacak,Aç kaldığı vakit Üç gün bekleyecek sonra takva sahibi gördüğün bir zata “Şey’en lillah” diyeceksin.Eğer verirse ne ala vermezse Üç gün daha bekleyeceksin der.
Ve Tasavvufta Seyahatte uyulması gereken tüm edebleri hatırlatıp yola gönderir.
Ebûbekir Efendinin(Hacı Bekir Baba) bu seyahatte Horasanlı Ahmed Baba hazretleri ile karşılaşıp beraber yol arkadaşlığı yaptığı da rivayet edilir.
Daha Sonra Mânâsında Resul-ü Ekrem Efendimiz;Kendisine Mısır’ın Tanta vilayetine gitmesini işaret eder.Bunun üzerine Mısır’a giden Ebûbekir-i Sıddık hazretleri Seyyid Ahmed el Bedevî hazretlerinin Türbesinde ibadet ile meşgul olurlar..Dergâhta birkaç gün kalan Hacı Bekir Baba ile kimse ilgilenmemiştir.Bunun üzerine Dergâhtan ayrılmaya kalkan Bekir Baba çarşıda bir esnaf’ın yanında otururken Bir Meczub elinde sırıkla gelir,Esnafı bir telaş kaplar,hepsi içeri kaçışırlar..Hacı Bekir Baba dükkanına sığındığı adama sorar bu kimdir diye?Adam,Bu şehrin meczubudur geleni gideni sopasıyla kovalar,camları kırar,ortalığı dağıtır der.Meczub Dükkanın önüne gelip:Ey Ebubekir-i Sıddık !sen neden izinsiz burayı terk ediyorsun!Çık dışarı Çabuk!der.
Dışarı Çıkan Ebubekir-i Sıddık hazretleri,hatasını anlar ve Meczub zatın arkasında Şeyhin bulunduğu mağara gibi bir makama varırlar,İçeride Bulunan Zât,Dergâhın Şeyhi Seyyid Muhammed Abdurrahim-i Tantavî hazretleridir.Hacı Bekir Babaya hitaben:Derviş hiç bu kadar tahammülsüz olur mu?der ve nasihatte bulunur.Daha sonra Bu zât’a İntisab eden Hacı Bekir Baba iki sene gibi bir zamanda Seyr-ü Sülukunu tamamlayıp Kâdiriyye,Rufâiyye,Bedeviyye,Desukiyye,Şaziliyye olmak üzere 5 tarikatten icâzet alır.
Daha sonra Memleketi olan Diyar-ı Rum’da Çorum vilayetine gönderilir.Önce İstanbul’a uğrayıp Zamanın Padişahı ve halifesi Sultan 2.Abdülhamit Han’dan dergah açma izni alan Hacı Bekir Baba Çorum vilayetine gelip dergahını açarlar.O vakitler Çorum’da 8 adet Dergah bulunuyordu.Hacı Bekir Baba’nın açtığı dergah ile bu sayı 9’a yükseldi.


Hacı Bekir Baba Çorum da Kara Şeyh ismi ile mâruftur.Bunun nedeni ise yıllarca Yürüyerek yaptığı seyahatler neticesinde mübarek derisi güneşten  simsiyah yanıp esmerleştiğinden böyle söylene gelmiştir.
Hacı Bekir Baba hazretleri  80’li yaşlarında iken,Ahıskalı Ali Haydar Efendi kendisine intisab etmişler kısa sürede Seyr-ü Sülukunu tamamlayıb Hacı Bekir Baba’dan Hilafet merasimi ile icâzet almışlardır.
Rumi.1344 (1929) yılında Büyük bir Halaka kurup,Cenab-ı Hakkı zikr etmiş,sohbetten sonra Hakka yürümüşlerdir.İlel Cenneti Ededâ!


Rabbim feyziyle bizleri feyizyâb eylesin.Amin!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Nüşşabi

Mısır ulemâsının büyüklerinden, şeriat ve tarikat ilimlerini cem etmiş; Ebu’l-Me‘ârif künyesiyle meşhur olan âlim, muhaddis, fakih, hatip ve...