Tasavvuf ehlinin incisi,ârifler sultânı Şeyh Marûf Kerhi
Hazretlerinin doğum târihleri belli değildir.Pederlerinin ismi
Fîrûzân’dır.Babası Hıristiyan olup bilâahare İslâmiyeti kabul etmiştir.
Künyeleri Ebû Mahfûz’dur.Bağdad şehrinde doğan Marûf Kerhî
ilk tahsil için okula gittiklerinde hocasının bir ders esnâsında;<<Sâlisü
selâse>> kelâmına karşı:<<O tekdir>> diyerek itirazda
bulundu.Marûf Kerhî’yi hocası kızarak tokatladı.Bu olaydan sonra evini terk
edip kaçarak Ali bin Mûsâ isminde âlim ve fâdıl bir zâtın himâyesine girdi.İslâm
dini ile müşerref olan Marûf Kerhî Hazretleri,kısa bir zaman içinde
himâyesindeki zâtı şerifin muhabbetini kazanıp,Tasavvuf ve Zâhir ilimlerini
öğrendiler.Bilâahare şerîat ilmini Hazret-i Selmân-ı Fârîsî(r.a.)’nin yetiştirdiği İmâm-ı A’zam Hazretlerininde
talebesi olan Habîb Râî’den görmüştü.Tasavvuf ulularından olan Davûd Tâî(k.s)
Hazretlerinin sohbetlerine devâm ederek irşâd olmuşlardır.Böylece ismi âlileri
kerem sâhibi evliyâlar sırasına geçmiş,zühdü,takvâsı ve keremiyle meşhûrların
defterine ismini yazdırmışlardır.
Yaptığı bütün dua ve niyâzları Cenâb-ı Hakk kabûl
ederdi.Şimdi hâla Bağdad’da yağmur yağmadığı zaman bu zâtın kabrine giderek
Allah’a dua ve niyâzda bulunurlar.
Marûf Kerhî(k.s.) Hazretleri vefâtından birkaç ay evvel
Seriy Sakatî(k.s.) Hazretlerine:<<Ben vefât ettiğim zaman gömleğimi
sadaka mâhiyetinde bir fakire veriniz.Nasıl bu âleme çıplak geldi isem yine
öyle çıplak gitmek istiyorum.>> diye vasiyette bulundular.
Böylece Hicretin 200 senesi Muharrem ayının 9.Salı akşamı
Bağdad’da sabaha karşı vefât ettiler.Vefâtından sonra Bağdad halkı tarafından
kenisine Tiryâk-ı Ekber(büyük panzehir)denilmiştir.Herhangi bir hâcet ve dilek
için mübârek kabrine giderek dua edenlerin ekserisinin hâcetleri yerine geldiği
rivâyet olunur.Cenâb-ı Hakk Ondan râzı olsun.
En doğrusunu Cenâb-ı Hakk bilir.
KAYNAK: ŞEYH KEMAL AKDENİZ-TASAVVUF VE MARİFETULLAH

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder