3 Ağustos 2018 Cuma

SEYYİD ABDULKADİR-İ GEYLANİ (K.S)



Gavs-ı Â’zam adı ile şöhret yapmış Tarîkat-ı Kâdiriyye yolunun kurucusu olan Şeyh Seyyid Abdülkâdir Geylânî (k.s) (H.470-561) Seyyid olmakla beraber Şerif’tir de.Hânedân-ı Ehl-i Beyt’ten olan İmâm Hasan(r.a) ve İmam Hüseyin (r.a) evlatlarındandır.Babasının ismi Ebû Sâlih Mûsa’dır.Vâlidesi ise Ümmü’l hayr Fatıma binti Ebû Abdullah’dır.
Hicret-i Nebevi’nin 470.yılında Taberistan’ın Cilan kazasında şehâdet âlemine kadem basmışlardır.İlk tahsilini kendi doğduğu kasabada bitirmiş,daha çok genç iken Bağdat’a tahsil için gitmiş,Kadı Ebû Sa’d medresesinde Fıkıh ilmini tahsil etmiştir.Hadis ve Kelam ilmini Ebubekir bin Muzaffer ismi ile mâruf bir âlimden ikmal ederek icâzet almıştır.
Bundan sonra Bağdat’ta vaaz edip ders okutmaya koyulmuştur.Bundan böyle Şâfiî mezhebinde bulunan Seyyid Abdülkâdir Geylâni Hazretleri,hemen hemen kaybolmakta olan Hanbelî mezhebini unutulmaktan kurtarmak gâyesiyle bu mezhebe geçmiş,çok büyük hizmeti dokunmuş ve mezhebin devam etmesini sağlamıştır ve zamânın İmâm’ı olmuştur.Uzun zamanlar Bağdat’ta vaaz ile meşgul olup,meclisleri avâmın ve havassın feyiz saçan menbaı olmuştur.
Bilaahare Ebû Saîd el Mubârek(k.s) ismiyle ün yapmış,zamânın ileri gelen mürşidlerinden olan zât’a bey’at ederek Zikir ve Tarîkat âdab ve erkânını öğrenmştir.
Gavs’ül Â’zam Seyyid Abdülkâdir Geylâni Hazretleri,bir ara halvete çekilip riyazatla yaşamağa başladı.Sonradan Mürşidinin emriyle bir müddet seyahate çıktı.Mücâhede-i nefs ile sahralarda seyahat edip tekrar Bağdat’a dönerek kendisine ait tekke kurdu ve Tasavvuf’ta hesapsız hizmette bulundu.Hicri 522.senesinde hizmete açtığı tekkede birkaç kimseyi irşad edip,kendilerine Mürşidlik hilâfeti vererek dünyanın dört bir yerine irşad gâyesiyle göndermişlerdir.
Tasavvuf’a dâir eserler te’lif etmiş,İslâm’a çok büyük hizmeti dokunmuştur.Bu kitaplardan birkaç tanesinin isimleri şunlardır:
1-Futûh’ul Gayb
2-Gunyetü’t Talibin
3-Behcetü’l Esrar
4-Divân-ı Âzam
5-Fethu’r Rabbani ve’l Feyzu’r Rahmani

Rivâyet olunur ki,Vâlidesi Ümmü’l hayr’ı Seyyid Abdülkâdir Geylâni Ramazan-ı şerif’te asla emmezdi.Gündüzleri dahî ağlamazdı.Komşuları Ramazan’ı Seyyid Abdülkâdir’in bu durumuna göre takip ederlerdi.Bulutlu havalarda hilâlden Ramazan anlaşılmadığından,sık sık Gavs’ül Azam’ın evine gelerek sordukları bir çok eserde yazılmıştır.

Sayısız kerâmetleri olan Pîr-i dest-gîr Seyyid Abdülkâdir Geylâni Hazretleri Hicretin 561.senesi Rebi’ül âhir’in onuncu günü 90 yaşlarında iken vefât etmişlerdir.
Hazret-i Pîr’in şu sözleri meşhurdur: <<Evvelki güneşlerin cümlesi battı ve gittiler,ama bizim güneşimiz ise ebedi batmayacak>>,
Ehlullah dediler ki; <<Alem-i ceberut ile alem-i lahut arasında her tavır haikat tavrıdır,sıfat-ı Bari’den ibaret bulunan alem-i melekut ile alem-i ceberut arasında olan her şey yani her tavır tarikat tavrıdır>>
İşte bu gerçekler ışığında denir ki:Bir kimse bu ilmi özünde bulamayınca milyonlarca eser okusa,yine de alim olamaz.Zahirdeki ilimlerle elde edilen mükafat ancak o kimseyi cennete götürebilr.Orada ancak ilahi sıfatların nuru tecelli eder.Zatını asla göremez.
Gavs’ül Â’zam’ın Tarîkatta şeceresi Kâdiriyye olup şöyledir:
1-imam Ebû’l Hasan Ali bin Mûsa el Rıza (r.a)
2-Şeyh Ma’ruf Kerhi(k.s)
3-Şeyh Seriyy-i Sekadi(k.s)
4-Şeyh Ebû’l Kasım Cüneyd-i Bağdadi(k.s)
5-Şeyh Ebûbekir defli bin erbi(k.s)
6-Şeyh Ebû’l fazl Abdülvâhid et Temimi(k.s)
7-Şeyh Ebû’l ;Ferec et Tarsûsi(k.s)
8- Şeyh Ebû’l Hasan el Kuşeyri(k.s)
9-Şeyh Ebû’s Sâid el Mübârek el Mahzumi(k.s)
10- Şeyh Gavs’ül Azam Seyyid Abdülkâdir Geylani(k.s)
Cenâb-ı Hakk Teâla yüksek sırlarını takdis etsin,bizi ve bütün ihvanı yüksek feyizleri ile kemâle erdirsin,Âmin.
En doğrusunu Cenâb-ı Hakk bilir.
Kâdiriyye’nin sonradan zuhur eden şubeleri;Eşrefiyye,Hilaliyye,Garibiyye,Ekberiyye,Rumiyye,Mukaddesiye,Yafiiyye,Hamadiyye’dir

KAYNAK: ŞEYH KEMAL AKDENİZ-TASAVVUF VE MARİFETULLAH

2 yorum:

  1. Çağlar aşar hitabı,
    Meded şâh-ı Geylânî
    Okur dilde kitâbı,
    Meded şah-ı Geylânî

    Surette Hakkı sezer,
    Yedi iklim seyreder,
    Dervişi mecnûn gezer,
    Meded şâh-ı Geylânî

    Cümleye merci oldu,
    Arayan anda buldu,
    Münkiri yolda kaldı,
    Meded şâh-ı Geylânî

    Himmeti alâ dâim,
    Yol onunladır kâim,
    Dervişleri hep sâim,
    Meded şâh-ı Geylânî

    Derviş şükret Mevlâ'ya,
    Evlâd eylemiş ona,
    Doyulmaz Erkânına
    Meded şâh-ı Geylânî

    YanıtlaSil
  2. Rehber-i Saray-ı vahdet
    Gavs'ül Âzâm Geylânidir
    Gevher-i Deryâ-yı Hikmet
    Gavs'ül Âzâm Geylânidir

    Mürşid-i Küllî Tarîkat
    Menbâ-i Cûd-i Hakikât
    Evlâd-ı Şâh-ı Velâyet
    Gavs'ül Âzâm Geylânidir

    Mazhâr-ı Bedr-i Temâm
    İhvân-ı Gavs'ül enâm
    Zâkir-i zikr-i müdâm
    Gavs'ül Âzâm Geylânidir

    Miftâh-ı bâb-ı büldân
    Merd-i merid-i meydân
    Sâki-i mey-i mestân
    Gavs'ül Âzâm Geylânidir

    Kenz-i kerem-i Mennân
    Ni'mel abd-i Sultân
    Dervişoğlu ol dermân
    Gavs'ül Âzâm Geylânidir

    YanıtlaSil

Nüşşabi

Mısır ulemâsının büyüklerinden, şeriat ve tarikat ilimlerini cem etmiş; Ebu’l-Me‘ârif künyesiyle meşhur olan âlim, muhaddis, fakih, hatip ve...