3 Ağustos 2018 Cuma

MARUF-U KERHİ (K.S)




Tasavvuf ehlinin incisi,ârifler sultânı Şeyh Marûf Kerhi Hazretlerinin doğum târihleri belli değildir.Pederlerinin ismi Fîrûzân’dır.Babası Hıristiyan olup bilâahare İslâmiyeti kabul etmiştir.
Künyeleri Ebû Mahfûz’dur.Bağdad şehrinde doğan Marûf Kerhî ilk tahsil için okula gittiklerinde hocasının bir ders esnâsında;<<Sâlisü selâse>> kelâmına karşı:<<O tekdir>> diyerek itirazda bulundu.Marûf Kerhî’yi hocası kızarak tokatladı.Bu olaydan sonra evini terk edip kaçarak Ali bin Mûsâ isminde âlim ve fâdıl bir zâtın himâyesine girdi.İslâm dini ile müşerref olan Marûf Kerhî Hazretleri,kısa bir zaman içinde himâyesindeki zâtı şerifin muhabbetini kazanıp,Tasavvuf ve Zâhir ilimlerini öğrendiler.Bilâahare şerîat ilmini Hazret-i Selmân-ı Fârîsî(r.a.)’nin  yetiştirdiği İmâm-ı A’zam Hazretlerininde talebesi olan Habîb Râî’den görmüştü.Tasavvuf ulularından olan Davûd Tâî(k.s) Hazretlerinin sohbetlerine devâm ederek irşâd olmuşlardır.Böylece ismi âlileri kerem sâhibi evliyâlar sırasına geçmiş,zühdü,takvâsı ve keremiyle meşhûrların defterine ismini yazdırmışlardır.
Yaptığı bütün dua ve niyâzları Cenâb-ı Hakk kabûl ederdi.Şimdi hâla Bağdad’da yağmur yağmadığı zaman bu zâtın kabrine giderek Allah’a dua ve niyâzda bulunurlar.
Marûf Kerhî(k.s.) Hazretleri vefâtından birkaç ay evvel Seriy Sakatî(k.s.) Hazretlerine:<<Ben vefât ettiğim zaman gömleğimi sadaka mâhiyetinde bir fakire veriniz.Nasıl bu âleme çıplak geldi isem yine öyle çıplak gitmek istiyorum.>> diye vasiyette bulundular.
Böylece Hicretin 200 senesi Muharrem ayının 9.Salı akşamı Bağdad’da sabaha karşı vefât ettiler.Vefâtından sonra Bağdad halkı tarafından kenisine Tiryâk-ı Ekber(büyük panzehir)denilmiştir.Herhangi bir hâcet ve dilek için mübârek kabrine giderek dua edenlerin ekserisinin hâcetleri yerine geldiği rivâyet olunur.Cenâb-ı Hakk Ondan râzı olsun.
En doğrusunu Cenâb-ı Hakk bilir.

KAYNAK: ŞEYH KEMAL AKDENİZ-TASAVVUF VE MARİFETULLAH

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Nüşşabi

Mısır ulemâsının büyüklerinden, şeriat ve tarikat ilimlerini cem etmiş; Ebu’l-Me‘ârif künyesiyle meşhur olan âlim, muhaddis, fakih, hatip ve...